
Ivan Illich
H2O ve Unutmanın Suları
Yeni İnsan Yayınevi, 2007, Çevirmen: Lizi Behmoaras, Sunuş: Ümit Şahin.
“Suya mühendislik mantığıyla yaklaşılması, içme suyu sağlayan göllerin yüzeyini buharlaşmayı önleyecek ince film tabakalarıyla kaplamayı düşündürecek kadar uç noktalara vardırılabiliyor. Buharlaşma, yani ekosistemde süregelen su döngüsünün en önemli olgusu bile, endüstriyel uygarlığımızın hasımlarından biri haline gelmiş durumda çünkü.” (15, Ü. Şahin)
“...de omnibus dubitandum; her şeyden kuşku duyulmalıdır, özellikle de hemen herkes tarfından paylaşılan ve neticede kuşku duyulmaz ve sağduyuya uygun gerçekler olduğu varsayılan ideolojik fikirlerden.
Bu anlamda ‘kuşku duymak’, karar ya da kanaate varma yeteneğine sahip olmamak gibi bir psikolojik durumu, yani obsesyonel kuşkuyu imlemez, ama sağduyu, mantık gibi gerekçeler adına ve “doğal” olduğu kabul edilerek putlaştırılan bütün varsayımların ve kurumların eleştirel bir şekilde sorgulanması için gönüllü ve yetenek sahibi olmak anlamına gelir. Bu radikal sorgulama ancak insanlar kendi toplumlarının, hatta bütün bir tarihsel dönemin - Rönesans’dan bu yana Batı kültürü gibi - anlayışlarını normal ve kaçınılmaz görmezlerse ve farkındalık ufuklarını genişletip düşüncenin bilinçsiz yanlarına da nüfuz edebilirlerse mümkündür. Radikal kuşku, açığa çıkarma ve keşfetme eylemidir...” (16-17, Ü. Şahin, Erich Fromm’un girişinden alıntı, 1971)
H2O ve Unutmanın Suları
Yeni İnsan Yayınevi, 2007, Çevirmen: Lizi Behmoaras, Sunuş: Ümit Şahin.
“Suya mühendislik mantığıyla yaklaşılması, içme suyu sağlayan göllerin yüzeyini buharlaşmayı önleyecek ince film tabakalarıyla kaplamayı düşündürecek kadar uç noktalara vardırılabiliyor. Buharlaşma, yani ekosistemde süregelen su döngüsünün en önemli olgusu bile, endüstriyel uygarlığımızın hasımlarından biri haline gelmiş durumda çünkü.” (15, Ü. Şahin)
“...de omnibus dubitandum; her şeyden kuşku duyulmalıdır, özellikle de hemen herkes tarfından paylaşılan ve neticede kuşku duyulmaz ve sağduyuya uygun gerçekler olduğu varsayılan ideolojik fikirlerden.
Bu anlamda ‘kuşku duymak’, karar ya da kanaate varma yeteneğine sahip olmamak gibi bir psikolojik durumu, yani obsesyonel kuşkuyu imlemez, ama sağduyu, mantık gibi gerekçeler adına ve “doğal” olduğu kabul edilerek putlaştırılan bütün varsayımların ve kurumların eleştirel bir şekilde sorgulanması için gönüllü ve yetenek sahibi olmak anlamına gelir. Bu radikal sorgulama ancak insanlar kendi toplumlarının, hatta bütün bir tarihsel dönemin - Rönesans’dan bu yana Batı kültürü gibi - anlayışlarını normal ve kaçınılmaz görmezlerse ve farkındalık ufuklarını genişletip düşüncenin bilinçsiz yanlarına da nüfuz edebilirlerse mümkündür. Radikal kuşku, açığa çıkarma ve keşfetme eylemidir...” (16-17, Ü. Şahin, Erich Fromm’un girişinden alıntı, 1971)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder