9.10.2011

çiçek böcek Fukuoka













Alışveriş merkezinin önü burası. Çocukların oynadıkları bir park var. Burada 7den 70e herkes bisikletli. Abartmıyorum, yaşlı teyzeler dünyanın en doğal şeyi gibi önü sepetli küçücük bisikletlerine atlayıp sakin sakin alışverişe gidiyor. Kırmızı ışıkta topluca bekliyorlar karşıya geçmek için. Herhalde kimse de çocuğuna, aman evladım bisikletle kalırsın arabaların altında demez buralarda. Öyle küçükleriyle de çocuk bisikleti diye dalga geçmiyorlar, epey küçük olanlarının üzerinde takım elbiseli çakı gibi adamlar da görüyorum. Bir aylık sınırsız otobüs biletiyle sıradan bir bisikletin fiyatı aynı olduğu için tüm öğrenciler hızla birer tane ediniyor.












Yukardaki hemen yurdun yan tarafındaki park. Bitkilerin kokuları, cırcır böcekleri, daha önce duymadığım kuş sesleri, hepsi çok tatlı. Ama gelelim en korkuncuna. Aşağıdaki ekspres karayolunu ilk gördüğümde ürkünç hatta acıklı gelmişti. Şehir merkezine 16 dakikada uçurunca otobüsü bu yol, algım biraz değişmeye başladı. Hala sevimsiz gelse de dibimizdeki varoluşuna alışmaya başlıyorum ufaktan.

Hiç yorum yok: