2.10.2011

Nevir dönmesi

Trafik tersten akar, kadın şoförün kullandığı otobüse orta kapıdan binilir, bilet parası inerken ödenir. Seinfeld'in "Bizarro Jerry" bölümündeki gibi herşey ters sanki...

Yoğurtta kalmıştık madem oradan devam edeyim. Buldum sade yoğurt sonunda, telaşa mahal yokmuş. (üstündeki paket yine şeker! Ama karıştırmama özgürlüğü var tabi.) Bu arada adı Bulgar yoğurdu, her markada böyle.

Japon mutfağını çok sevmeme rağmen markette çok dolaşıp pek az şey anlıyorum. Meğer sevmek yetmiyormuş, çünkü yazıların önemli kısmı benim hemen hiç okuyamadığım Kanji'lerden oluşuyor. Benim az Japoncamla ve insanların az İngilizcesiyle yardım çabaları görülmeye değer. Panikle dükkanın ta diğer ucuna kadar üşenmeyip götürüp gösteriyorlar sorduğum her neyse. Ben de hiç tahmin edememiştim tuz mu şeker mi nişasta mı ayırt etmenin beni zorlayacağını. Bir de ne o öyle Türk gibi yoğurtsuz duramamalar filan. Peh! Gece gündüz suşi yerim sanmıştım, ama şimdilik kahvaltıda en azından canım çekmiyor deniz ürünlü birşeyler.

Bir de her türlü kıvır zıvır alışveriş için bize 100 yen dükkanlarını önerdiler. Şimdi anladım niye Türkiye'de her yerde Japon dükkanları var ucuzcu diye. Esat'ta galiba "Japon Shoop" diye bir yer vardı dandik ucuz şeyler satan. işte o dükkanlardan birinden, gerçi 105 yenciydi o, aklımda İrem ve Funda, aşağıdaki kağıttan ve başka kırtasiye malzemeleri aldım sevinerek.


2 yorum:

funda dedi ki...

ben o kagida yanagimi surer dururum :)

bir de su yorumun muthis "Türk gibi yoğurtsuz duramamalar..." :))

damlaya damlaya dedi ki...

evet Funda ya, kesinlikle yanak sürülesi bir doku kaligrafi kağıdındaki..